Ticari Satış Sözleşmesinde Temerrüt, Hasarın Geçişi, Zapt ve Ayıptan Sorumluluk

Enviado por Anónimo y clasificado en Lengua y literatura

Escrito el en turco con un tamaño de 14,88 KB

Pratik Olay 1: Ticari Satışta Teslim Gecikmesi ve Temerrüt

Olay: Alıcı konumundaki Dörttepe A.Ş., satıcı olan Okutan Ltd. Şti.’den işletmesi için ofis mobilyası (12 masa, 12 sandalye) satın almıştır. Taraflar arasında akdedilen 01.09.2024 tarihli sözleşmeye göre satılan eşyalar, satıcı tarafından alıcının belirtilen adresine 15.09.2024 tarihinde teslim edilecektir. Taraflarca belirlenen gün geçmesine rağmen ofis mobilyalarının hâlâ teslim edilmemiş olması nedeniyle Alıcı avukatlık büronuza gelerek Satıcı’ya karşı hangi hukuki imkânları olduğunu öğrenmek istediğini belirtmiştir. Böyle bir durumda Alıcı’nın sahip olduğu haklar ve hukuki süreçlerle ilgili bilgi veriniz.

Hukuki Değerlendirme ve Çözüm

Taraflar arasında geçerli bir satış sözleşmesi kurulmuştur. Burada her iki tarafın tacir olması ve alımın ticari işletmeyi ilgilendirmesi sebebiyle bir ticari satış sözleşmesi söz konusudur. Ticari satış olması nedeniyle Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 212/2 uyarınca bazı özel karineler geçerlilik kazanmaktadır.

Sözleşmede ifa zamanı belirlenmiş olmasına rağmen satıcı borcunu vadesinde ifa etmemiştir. Dolayısıyla borçlu temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği ve alıcının temerrüt hükümlerine dayanarak başvurabileceği haklar değerlendirilmelidir:

  • Genel Hükümlere Atıf ve Temerrüdün Oluşumu: TBK m. 212/1, satıcının temerrüdü konusunda genel hükümlere (TBK m. 117 vd.) yollama yapmaktadır. Somut olayda teslim tarihi (15.09.2024) belirli bir gün olarak taraflarca kararlaştırıldığından belirli vade mevcuttur. TBK m. 117/2 uyarınca belirli vadenin geçmesiyle borçlu, ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden temerrüde düşer.
  • Tam İki Tarafa Borç Yükleyen Sözleşmelerde Ek Süre ve İstisnası: TBK m. 123 uyarınca kural olarak borcun ifası için uygun bir süre verilmesi gerekir. Ancak TBK m. 124/3 uyarınca kesin vadenin kararlaştırıldığı hallerde mehil tayinine gerek yoktur.
  • TBK m. 212/2 Uyarınca Nisbi Kesin Vade Karinesi: Ticari satışlarda TBK m. 212/2 uyarınca, belirli bir vadenin öngörülmesi hâlinde bunun nisbi kesin vade olduğu karine olarak kabul edilir. Bu sebeple alıcının seçimlik haklarını kullanabilmesi için satıcıya ek bir mehil vermesine lüzum yoktur.
  • Seçimlik Haklar ve Müspet Zarar Karinesi: Genel hükümlerde (TBK m. 125) alacaklının susması hâlinde aynen ifa ve gecikme tazminatını talep ettiği varsayılırken; ticari satışlara özgü olan TBK m. 212/2 karinesine göre, alıcının susması hâlinde ifadan vazgeçerek müspet (olumlu) zararını talep ettiği kabul edilir. Alıcı dilerse derhal bildirimde bulunarak aynen ifa ve gecikme tazminatını ya da sözleşmeden dönerek menfi zararını da talep edebilir.
  • Bildirim Şekli: Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 18/3 uyarınca, tacirler arası temerrüt, fesih ve dönme bildirimlerinin noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza ile yapılması zorunludur.

Pratik Sorular ve Çözümleri

1. Hasarın Geçişi ve İfa Yardımcısının Taşıması Sırasında Malın Telef Olması

Soru: Sözleşmenin imzalanmasından sonra Alıcı, satım konusu malın Çağlayan Mah. 5000 Sk. No:2 Muratpaşa, Antalya adresindeki “Lara Otel” isimli oteline teslim edilmesini talep etmiş ve Satıcı da onaylamıştır. Teslim günü Satıcı’nın işçisi malı kamyonete yüklemiş ve Lara Oteli’ne teslim etmek üzere yola çıkmıştır. Fakat yolda geçirdiği trafik kazasında araç pert olmuş ve çamaşır makinesi kullanılamaz hâle gelmiştir. Bu durumda satım konusu çamaşır makinesinde meydana gelen hasara kim katlanacaktır? Açıklayınız.

Cevap:

  • Somut olayda ikinci el sanayi tipi bir çamaşır makinesi satımı söz konusu olduğundan edim, niteliği gereği bir parça borcudur.
  • TBK m. 89 uyarınca parça borçlarında kanuni ifa yeri, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerdir. Tarafların anlaşması ile ifa yeri değiştirilmiş ve malın başka bir yere gönderilmesi kararlaştırılmıştır.
  • TBK m. 208/1 uyarınca taşınır satışlarında kural olarak yarar ve hasar, zilyetliğin devri anında alıcıya geçer. TBK m. 208/3 hükmüne göre ise: “Satıcı alıcının isteği üzerine satılanı ifa yerinden başka bir yere gönderirse, yarar ve hasar, satılanın taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçer.”
  • Ancak buradaki “taşıyıcı” ifadesi bağımsız taşıyıcı olarak yorumlanmalıdır. Taşıma faaliyeti satıcının kendi işçisi (ifa yardımcısı) tarafından gerçekleştirildiğinde mal henüz satıcının hâkimiyet ve himaye alanından çıkmamış sayılır.
  • Bu nedenle TBK m. 208/3 uygulama alanı bulmaz; zilyetlik alıcıya devredilmeden önce gerçekleşen kazada edim hasarı satıcının üzerinde kalır. Meydana gelen hasara satıcı katlanmak zorundadır.

2. Bağımsız Taşıyıcıya Teslim İhtimalinde Hasarın Geçişi

Soru: Teslim günü Satıcı’nın işçisi malı Lara Oteli’ne götürmesi için Alıcı’nın önerdiği nakliye firmasının yetkilisine teslim etmiş olduğu ihtimalinde yukarıdaki soruya vermiş olduğunuz yanıtta bir değişiklik olur muydu? Neden? Açıklayınız.

Cevap:

Evet, yanıt değişirdi. Bu senaryoda satılan parça borcu niteliğindeki mal, satıcının ifa yerinden bağımsız bir taşıyıcıya teslim edilmiştir. TBK m. 208/3 gereğince, satıcının alıcının talebi üzerine malı ifa yerinden başka bir yere göndermesi halinde hasar, malın bağımsız taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçer. Bu durumda yolda meydana gelen kazadaki hasara alıcı katlanacak ve malı fiilen teslim alamasa dahi satış bedelini ödemekle yükümlü olacaktır.

3. Taşıma Masraflarının Aidiyeti

Soru: Satım konusu malın Lara Oteli’ne teslimi için harcanan taşıma masrafları kime aittir? Açıklayınız.

Cevap:

TBK m. 211 hükmüne göre: “Aksine sözleşme veya âdet yoksa, ölçme ve tartma gibi devir giderleri satıcıya, satılanı devralmak üzere yapılan giderler ve satılanın ifa yerinden başka bir yere taşınması gerektiğinde, taşıma giderleri alıcıya aittir.”

Olayda mal alıcının talebi doğrultusunda asıl ifa yerinden farklı bir adrese gönderildiğinden, aksine bir sözleşme veya ticari teamül bulunmadıkça taşıma giderleri alıcıya aittir.

4. Teslimin Gecikmesi Halinde Alıcının Hakları ve Süreç

Soru: 03.03.2023 tarihinde çamaşır makinesinin hâlâ teslim edilmemiş olması nedeniyle Alıcı avukatlık büronuza gelerek Satıcı’ya karşı hangi hukuki imkânları olduğunu öğrenmek istediğini belirtmiştir. Böyle bir durumda Alıcı’nın sahip olduğu haklar ve hukuki süreçlerle ilgili bilgi veriniz.

Cevap:

  • Temerrüt Şartları: İfa tarihi olarak 01.03.2023 belirlenmiş ve gün geçmesine rağmen ifa gerçekleşmemiştir. Belirli vade kararlaştırıldığı için TBK m. 117/2 gereğince satıcı ihtara gerek kalmaksızın 01.03.2023 tarihinin bitimiyle temerrüde düşmüştür.
  • Nisbi Kesin Vade (TBK m. 212/2): Tarafların tacir olması ve ticari işletmeyi ilgilendiren bir işlem bulunması sebebiyle sözleşme ticari satıştır. Ticari satışlarda vade nisbi kesin vade niteliğinde olduğundan, TBK m. 124/3 gereği alıcının TBK m. 123 uyarınca mehil vermesine gerek yoktur.
  • Müspet Zarar Karinesi: Genel hükümlerde (TBK m. 125) alacaklının susması aynen ifa ve gecikme tazminatı talebi anlamına gelirken; TBK m. 212/2 uyarınca ticari satışta alıcı sessiz kaldığı takdirde ifadan vazgeçip müspet (olumlu) zararını istediği karine olarak kabul edilir.
  • Alıcının Seçimlik Hakları: Alıcı sessiz kalmayıp derhal iradesini bildirerek şu haklarından birini de kullanabilir:
    • Aynen ifa ile birlikte gecikme tazminatı talep etmek,
    • İfadan vazgeçerek müspet zararının tazminini talep etmek,
    • Sözleşmeden dönerek menfi zararının tazminini talep etmek.

5. Satılanın Zaptından Doğan Sorumluluk

Soru: Satım konusu mal Alıcı’ya teslim edildikten sonra, Alıcı’nın butik otel sahibi arkadaşı Bülent Bey ziyarete gelmiş ve kendi otelinin renovasyon halinde olduğu esnada bir gece birçok eşyanın çalındığını, yeni malzemeler alması gerektiğini anlatmıştır. Bunun üzerine Alıcı, arkadaşına yeni almış olduğu ikinci el sanayi tipi çamaşır makinesini göstermiştir. Bülent Bey, makinanın arkasında kendi otelinin adını taşıyan çıkartmayı görmüş ve bu makinenin, otelinden çalınan eşyalar arasında olduğunu bildirmiştir. Ayrıca, Alıcı’ya hırsızlık olayına ilişkin savcılık evraklarını göstermiştir. Alıcı, çamaşır makinasını aldığı Satıcı’nın soruşturma kapsamında ifade verdiğini ve çamaşır makinası da dahil oteldeki bazı eşyaların çalınması olayına karıştığını ikrar ettiğini görmüştür. Bunun üzerine Alıcı, makineyi direkt Bülent Bey’e vermiştir. Bu durumda Alıcı, Satıcı’nın sorumluluğuna başvurabilir mi? Açıklayınız.

Cevap:

  • Zapt Sorumluluğunun Tanımı ve Şartları: Üçüncü bir kişinin, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada mevcut olan üstün bir ayni ya da şerh edilmiş şahsi hakkına dayanarak satılanı alıcının elinden alması veya mülkiyet hakkını sınırlaması hâlinde satıcının zapttan sorumluluğu (TBK m. 214 vd.) doğar.
  • Şartların Gerçekleşmesi: Geçerli bir satış sözleşmesi mevcuttur; mal teslim edilmiştir; üçüncü kişi Bülent Bey’in hırsızlık nedeniyle zilyetliğini iradesi dışında kaybettiği eşya üzerinde üstün mülkiyet hakkı mevcuttur; bu hak sözleşmenin kurulmasından önce vardır; alıcı sözleşme anında bu durumu bilmemektedir ve sözleşmede sorumsuzluk kaydı yer almamaktadır.
  • Mahkeme Kararı Olmaksızın Teslim (TBK m. 216): TBK m. 216/1 uyarınca; alıcı bir mahkeme kararı beklemeksizin üçüncü kişinin hakkını dürüstlük kurallarına (TMK m. 2) uygun olarak tanımış ve satılanı ona vermişse satıcının zapttan doğan sorumluluğu devam eder. Olayda savcılık belgeleri ve satıcının ikrarı karşısında alıcının makineyi Bülent Bey’e teslim etmesi dürüstlük kuralına uygundur.
  • Hukuki Sonuç (Tam Zapt - TBK m. 217): Malın tamamı elden çıktığından tam zapt söz konusudur. TBK m. 217 uyarınca satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır. Alıcı; ödediği semenin faiziyle iadesini, mal için yaptığı giderleri ve uğradığı zararların tazminini satıcıdan talep edebilir.

6. Ayıptan Doğan Sorumluluk, Muayene ve İhbar Süreleri

Soru: Satım konusu mal teslim edildikten hemen sonra Alıcı makineyi çalıştırmış ve su akıttığını, yıkama programı sona ermesine rağmen makine içerisindeki suyun tam olarak tahliye edilmediğini tespit etmiştir. Bu durum hukuken nasıl nitelendirilir? Satıcının bu nedenle sorumlu tutulması mümkün müdür? Açıklayınız.

Cevap:

  • Hukuki Niteliği: TBK m. 219 uyarınca satıcı, alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından veya malın değerini ya da sözleşme gereği beklenen faydaları azaltan/ortadan kaldıran maddi, hukuki ve ekonomik eksikliklerden sorumludur. Makinenin su akıtması ve tahliye yapmaması fiziksel niteliklere ilişkin olduğundan bir maddi ayıp niteliğindedir.
  • Ayıbın Türü: Basit bir ilk çalıştırma ve olağan gözden geçirme ile anlaşılabildiği için bu durum açık ayıp teşkil eder.
  • Muayene ve İhbar Külfeti (TTK m. 23/1-c): Ticari satışlarda alıcı, malı teslim aldıktan sonra olağan muayenesini yaparak açık ayıpları 8 gün içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür (aşikar ayıplarda bu süre 2 gündür). Alıcı süresi içinde ihbarda bulunmazsa satılanı mevcut hâliyle kabul etmiş sayılır. İhbar süresi teslim anından itibaren işlemeye başlar.
  • Alıcının Seçimlik Hakları (TBK m. 227): Süresinde yapılacak ihbarın ardından alıcı şu seçimlik haklara sahip olur:
    • Sözleşmeden dönme,
    • Satış bedelinden indirim isteme,
    • Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere onarım isteme,
    • İmkân varsa satılanın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesini isteme.
    • Ayrıca genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkı saklıdır.

7. Karma Sözleşmeler Kapsamında Hukuki Nitelendirme

Soru: Sözleşme konusunun, “satım konusu makinenin Alıcı’ya satılması, teslimi ve makinenin Satıcı tarafından periyodik bakımının yapılması” olması ihtimalinde, sözleşmenin hukuki niteliğini genel olarak açıklayınız.

Cevap:

  • Tipik Sözleşme Unsurları: Satış sözleşmesi mülkiyeti devir borcu doğuran bir sözleşmedir. Bakım edimi ise belirli bir sonucun meydana getirilmesi veya bir hizmetin sunulması mahiyetinde olup niteliğine göre eser veya hizmet sözleşmesinin unsurlarını barındırır.
  • Atipik ve Karma Sözleşme Niteliği: Tarafların sözleşme özgürlüğü (TBK m. 26) çerçevesinde kanunda düzenlenen birden fazla sözleşme tipine ait unsurları (satış + bakım), kanunun öngörmediği bir tarzda tek bir sözleşmede bir araya getirmesiyle bir karma sözleşme meydana gelir.
  • Kombine Sözleşme: Bu ilişki karma sözleşmelerin alt türü olan kombine sözleşme örneğidir. Zira borçlulardan biri (satıcı) birden fazla tipik sözleşmenin asli edimlerini (mülkiyetin devri ve periyodik bakım) üstlenirken, diğer taraf (alıcı) buna karşılık tek bir bedel ödeme borcu altına girmektedir. Uyuşmazlık durumunda her bir edime ilişkin olarak kıyasen ilgili tipik sözleşme hükümleri (satış ve eser/hizmet hükümleri) uygulanacaktır.

Entradas relacionadas: